Çalışma Alanı

İstanbul Medya ve İletişim Hukuku Avukatı

Basın hukuku, kişilik hakları, hakaret davaları, sosyal medya uyuşmazlıkları ve URL erişim engelleme süreçlerinde hukuki temsil.

Medya ve İletişim Hukuku Nedir?

Medya ve iletişim hukuku; basın, yayın, internet ve dijital mecralarda gerçekleşen iletişim faaliyetlerini, bu faaliyetlerden doğan hak ve sorumlulukları, kişilik haklarının korunmasını ve ifade özgürlüğü ile diğer temel hakların dengelenmesini düzenleyen hukuk dalıdır.

Temel kaynakları; Anayasa'nın ifade özgürlüğü ve özel hayata ilişkin hükümleri, 5187 sayılı Basın Kanunu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun kişilik hakları hükümleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hakaret ile özel hayatın gizliliğine ilişkin maddeleridir.

Bu alan; geleneksel medya kuruluşlarının (gazete, televizyon, radyo) faaliyetlerinden, dijital platformlardaki içeriklere, sosyal medya paylaşımlarından kişisel verilerin ihlaline kadar geniş bir yelpazede uyuşmazlık doğurabilir.

Medya ve İletişim Hukuku Hizmetlerimiz

Şahin Hukuk Bürosu olarak medya ve iletişim hukukunun çeşitli alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillerimize hukuki destek sunmaktayız:

Kişilik Haklarının Korunması

Şeref, haysiyet, özel hayat ve isim hakkına yönelik saldırılarda manevi tazminat, durdurma ve önleme davaları (TMK m.24-25).

Hakaret ve İftira Davaları

TCK m.125 vd. kapsamındaki hakaret, iftira, kişisel verilerin yayılması suçlarına ilişkin müdahil ve sanık vekilliği.

Cevap ve Düzeltme Hakkı (Tekzip)

Basın Kanunu m.14 ve 6112 sayılı Kanun m.18 uyarınca yanlış veya kişilik haklarını ihlal eden yayınlara cevap-düzeltme talebi.

URL ve İçerik Erişim Engelleme

5651 sayılı Kanun m.9 ve m.9/A uyarınca kişilik hakları veya özel hayatın gizliliği ihlal eden URL'lere erişim engelleme süreçleri.

Unutulma Hakkı

Geçmişte yayınlanmış ve güncel ilgisini yitirmiş içeriklerin arama sonuçlarından kaldırılması talepleri.

Sosyal Medya Uyuşmazlıkları

Twitter/X, Facebook, Instagram, TikTok ve YouTube üzerindeki ihlallere karşı içerik kaldırma, profil engelleme ve tazminat süreçleri.

Medya Sözleşmeleri ve Danışmanlık

Yayıncılık, lisans, dağıtım sözleşmeleri ve medya kuruluşları için yayın öncesi hukuki risk değerlendirme.

RTÜK ve BTK Süreçleri

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yaptırımları, BTK ve URL engelleme kararlarına itiraz, idari ceza davaları.

Kişilik Hakları ve İfade Özgürlüğü Dengesi

Medya hukukundaki uyuşmazlıkların özünde; ifade özgürlüğü (Anayasa m.26, AİHS m.10) ile kişilik hakları (TMK m.24-25, Anayasa m.17) arasındaki denge yer alır. Hangi hakkın üstün tutulacağı somut olayın koşullarına göre değişir.

Kişilik Haklarına Saldırı Halinde Açılabilecek Davalar

  • Saldırının önlenmesi davası (TMK m.25/I): Olası ihlal tehlikesine karşı yayın yapılmadan önce açılabilen koruyucu dava.
  • Saldırıya son verilmesi davası (TMK m.25/I): Devam eden ihlalin durdurulması.
  • Hukuka aykırılığın tespiti davası (TMK m.25/I): Saldırının etkisinin devam etmesi halinde tespit talebi.
  • Manevi tazminat (TMK m.58): Kişilik haklarına yapılan saldırı nedeniyle manevi zararın giderilmesi.
  • Maddi tazminat (TMK m.49): Saldırı sonucu uğranılan maddi kayıpların tazmini.
  • Kazancın iadesi: Saldırı yapan tarafın bu eylemden elde ettiği kazancın talebi.

İfade Özgürlüğünün Sınırları

İfade özgürlüğü mutlak değildir; başkalarının kişilik haklarına müdahale etmemesi gerekir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında öne çıkan değerlendirme kriterleri:

  • Açıklamanın gerçek olup olmadığı
  • Konunun kamu yararını ilgilendirip ilgilendirmediği
  • Kişinin kamuoyuna mal olmuş bir kişi olup olmadığı (politikacı, sanatçı vb. için sınır daha geniş)
  • Eleştirinin maddi olgu mu yoksa değer yargısı mı olduğu
  • Açıklamanın haber değeri taşıyıp taşımadığı
  • Kullanılan üslubun haberin amacıyla orantılı olup olmadığı

5651 Sayılı Kanun ve İnternet İçerik Yönetimi

5651 sayılı Kanun, internet ortamındaki içerikler için özel bir hukuki çerçeve oluşturur. Kişilik haklarını ihlal eden veya özel hayatın gizliliğini bozan içeriklere karşı bu kanun kapsamında çeşitli yollar bulunmaktadır.

İçerik Çıkarma ve Erişim Engelleme (Md. 9)

İnternet ortamında yayınlanan bir içerik nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen kişi, içerik sağlayıcıya veya yer sağlayıcıya başvurarak içeriğin çıkarılmasını talep edebilir. Başvuruya 24 saat içinde cevap verilmemesi veya talep reddedilmesi halinde, ihlali iddia eden kişi sulh ceza hâkimliğine başvurarak içerik çıkarılması veya erişimin engellenmesi talebinde bulunabilir.

Özel Hayatın Gizliliği (Md. 9/A)

Özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği iddiası için BTK'ya doğrudan başvuru imkânı bulunmakta olup, BTK tarafından 4 saat içinde erişim engelleme kararı verilebilir. Bu karar 24 saat içinde sulh ceza hâkimliğinin onayına sunulur. Bu mekanizma, hızlı koruma sağlaması açısından son derece etkilidir.

URL Bazlı Engelleme

5651 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler sonucu, tüm site yerine sadece ihlal yapan spesifik URL'lerin engellenmesi tercih edilmektedir. Bu yaklaşım, ifade özgürlüğüne daha az müdahale içermesi açısından AİHM standartlarına da daha uygundur.

Unutulma Hakkı

Unutulma hakkı, kişilerin geçmişte yaşanan ve artık güncelliğini yitirmiş olayların arama motorları veya internet ortamında kolay erişilebilir biçimde durmasına son verme hakkıdır. Türk hukukunda doğrudan bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, hak Anayasa Mahkemesi içtihatları (özellikle 2014 sonrası) ve KVKK hükümleri çerçevesinde uygulanmaktadır.

Unutulma Hakkı Talebinde Değerlendirilen Kriterler

  • Bilginin üzerinden geçen süre
  • Kişinin kamuya mal olmuş kişi olup olmadığı
  • Olayın tarihsel/kamusal önemi
  • Bilginin doğruluğu ve kişiye etkisi
  • Olayın güncel ilgisinin sürüp sürmediği
  • Bilginin üçüncü kişiler üzerindeki etkisi

Talep önce arama motoruna (Google vb.) yapılır; ret halinde Veri Sorumluları Sicili'ne kayıtlı olup olmadığına göre Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na (KVKK) şikâyet ve nihayetinde mahkemeye gidilir.

Sosyal Medya Uyuşmazlıkları

Sosyal medya platformlarındaki kişilik hakkı ihlalleri günümüzde en sık karşılaşılan medya uyuşmazlıklarındandır. Bu alanda izlenen başlıca yollar:

  • Platform içi şikâyet: Her platformun kendi şikâyet/itiraz mekanizmasıyla içerik bildirimi yapılması.
  • İçerik temsilcisine başvuru: 5651 sayılı Kanun değişiklikleriyle Türkiye'de temsilci bulundurma yükümlülüğü olan platformlardan içerik kaldırma talebi.
  • Sulh ceza hâkimliği başvurusu: Platform içi şikâyet sonuçsuz kalırsa veya hızlı tepki gerekiyorsa.
  • Tazminat davası: İhlali gerçekleştiren kişi belirlenebiliyorsa, manevi-maddi tazminat davası.
  • Ceza şikâyeti: TCK m.125 (hakaret), m.134 (özel hayatın gizliliği), m.136 (kişisel verilerin yayılması), m.226 (müstehcenlik) kapsamında şikâyet.

Medya Davalarında Süreç

Şahin Hukuk Bürosu olarak medya ve iletişim hukuku dosyalarında izlediğimiz aşamalar:

  1. İçeriğin Tespiti ve Belgelendirme Hak ihlali oluşturan içeriğin noter tespiti, ekran görüntüleri, URL kayıtları ve e-tespit ile belgelenmesi.
  2. Acil Tedbirler BTK başvurusu (4 saat), platform içi şikâyet, sulh ceza hâkimliğine erişim engelleme talebi.
  3. Cevap ve Düzeltme Hakkının Kullanılması Geleneksel medyada Basın Kanunu m.14 ve 6112 sayılı Kanun m.18 uyarınca tekzip talebi.
  4. Hukuki ve Cezai Süreçlerin Başlatılması Manevi tazminat davası, ceza şikâyeti veya gerekirse her ikisinin koordineli yürütülmesi.
  5. Yargılama Aşaması Duruşmalar, tanık dinleme, hukuki gerekçelerin ortaya konulması, bilirkişi raporlarına itiraz.
  6. Karar Sonrası Uygulama İçerik kaldırma kararının uygulanmasının takibi, tazminat tahsili, gerekirse istinaf-temyiz.

Çalışma Yaklaşımımız

Medya ve iletişim hukuku, hızlı tepki ve teknik bilgi gerektiren bir alandır. Şahin Hukuk Bürosu olarak:

  • Hızlı tedbir: Dijital ortamda yayılan içeriğin etkisinin sınırlandırılması için BTK ve sulh ceza hâkimliği başvurularını hızla yürütürüz.
  • Çok boyutlu strateji: Aynı dosyada hukuki tedbir (içerik kaldırma), cezai süreç (şikâyet) ve hukuk davası (tazminat) birlikte değerlendirilebilir.
  • Delil hazırlığı: Dijital içeriklerin değiştirilebilir veya kaldırılabilir olması nedeniyle noter tespiti ve e-tespit ile belgelendirme.
  • İfade özgürlüğü dengesi: Müvekkilin haklarını korurken ifade özgürlüğüne aşırı müdahale oluşturabilecek taleplerden kaçınma.
  • Şeffaf bilgilendirme: İnternet ortamında içeriğin tamamen ortadan kaldırılmasının her zaman mümkün olmadığı, sınırlamalar konusunda müvekkilin gerçekçi bilgilendirilmesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Sosyal medyada hakkımda hakaret/iftira içerikli paylaşım yapıldı, ne yapabilirim?

Birden çok paralel adım atılabilir: (1) Delil tespiti: İlk yapılacak şey içeriğin silinmeden önce delil olarak korunmasıdır; noter aracılığıyla tespit yaptırma veya e-tespit yoluyla belgelendirme önerilir; ekran görüntüsü tek başına yeterli ispat olarak kabul edilmeyebilir. (2) Platform şikâyeti: İlgili sosyal medya platformunun şikâyet mekanizmasından kötüye kullanım bildirimi yapılır. (3) 5651 sayılı Kanun başvurusu: Sulh ceza hâkimliğine başvurarak içeriğin kaldırılması veya URL'ye erişimin engellenmesi talep edilir. (4) Ceza şikâyeti: TCK m.125 (hakaret), m.134 (özel hayatın gizliliği) kapsamında savcılığa şikâyet; hakaret suçunda şikâyet süresi 6 ay. (5) Tazminat davası: Paylaşımı yapan kişi belirlenebiliyorsa manevi-maddi tazminat davası açılır; sahte hesap halinde tespit için savcılığa başvurmak gerekir.

İnternette eski hatalı bir haber arama sonuçlarında çıkıyor, kaldırtabilir miyim?

Bu, "unutulma hakkı" kapsamında değerlendirilebilecek bir durumdur. Türk hukukunda doğrudan düzenleme bulunmamakla birlikte, Anayasa Mahkemesi'nin 2014 ve sonrası içtihatları bu hakkı tanımaktadır. Talep süreci: İlk adım: Arama motoruna (Google vb.) doğrudan talep formu ile başvuru yapılır; başvuruda haberin neden artık güncel ilgisini yitirdiği, geçen süre, kişinin durumu, haberin doğruluğu gibi unsurlar somut olarak açıklanır. İkinci adım: Arama motorunun talebi reddetmesi halinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na (KVKK) şikâyet yapılır. Üçüncü adım: Kurul kararına da itiraz yolu açıktır; nihayetinde idare mahkemesi veya sulh ceza hâkimliği başvurusu gündeme gelir. Önemli not: Unutulma hakkı, haberin tamamen silinmesi değil, kişinin adının arama sonuçlarında o haberle ilişkilendirilmemesi anlamına gelir.

Hakkımda yanlış bilgi içeren bir gazete haberi yayımlandı, tekzip talep edebilir miyim?

Evet, Basın Kanunu m.14 uyarınca cevap ve düzeltme (tekzip) hakkınız vardır. Bunun için: Süre: Haberin yayımlanmasından itibaren 2 ay içinde sorumlu müdüre yazılı başvuru yapılması gerekir. İçerik: Talep ettiğiniz tekzip metni, yanıt verilen yazının ölçülerini ve sayfasını aşmayacak şekilde, hakaret veya sövgü içermeden hazırlanmalıdır. Yayın süresi: Sorumlu müdür, başvuruyu aldığı günden itibaren en geç üç gün içinde, eğer yayın günlük değilse takip eden ilk yayında tekzibi aynı sayfa ve sütunda aynı puntolarla yayımlamak zorundadır. Reddedilirse: Yayımlanmama veya eksik-değiştirilerek yayımlanma halinde, başvuru tarihinden itibaren 1 ay içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilirsiniz. Radyo-televizyon için de 6112 sayılı Kanun m.18'de benzer mekanizma vardır. Tekzip yayımlanmasından ayrı olarak manevi tazminat davası açma hakkınız da saklıdır.

Özel fotoğraf/videolarım izinsiz paylaşıldı, hızlı çözüm var mı?

Bu konuda en hızlı sonuç veren yol 5651 sayılı Kanun m.9/A kapsamında BTK'ya doğrudan başvurudur. Bu mekanizmada: (1) İçeriğin URL'leri ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğine dair açıklama ile BTK'ya başvuru yapılır. (2) BTK, başvurudan itibaren 4 saat içinde erişim engelleme kararı verebilir. (3) Bu karar 24 saat içinde sulh ceza hâkimliğinin onayına sunulur. (4) Onaylanırsa içerik tüm Türkiye'den erişilemez hale gelir. Paralel olarak: ceza şikâyeti (TCK m.134 - özel hayatın gizliliğini ihlal, kasten paylaşanlar için m.226 kapsamında müstehcenlik suçu olabilir; çocuklarla ilgili her durumda derhal savcılığa başvuru), platform içi şikâyet, manevi tazminat davası açılması da gündeme gelir. İçeriğin tüm yedek-kopyalarının takibi için uzman teknik destek de gerekebilir.

İşveren olarak çalışanım hakkında kötü yorum yapan eski müşteriyi dava edebilir miyim?

Konunun değerlendirilmesi, yorumun içeriğine göre değişir. Eleştiri ve değer yargıları ifade özgürlüğü kapsamında korunur; tüketici/müşteri kendi deneyimini paylaşma hakkına sahiptir ve "memnun kalmadım", "tavsiye etmem" gibi ifadeler dava konusu yapılamaz. Ancak asılsız maddi olgu iddiaları (örneğin "bu çalışan beni dolandırdı", gerçek olmayan iddialar) hakaret veya iftira oluşturabilir. İncelenen kriterler: iddianın gerçek mi değer yargısı mı olduğu, yorumun yapıldığı bağlam ve üslup, hizmet alımına ilişkin somut bir deneyime dayanıp dayanmadığı, kullanılan dilin orantılılığı. Çalışan veya işveren olarak, asılsız ve kişilik haklarına saldırı içeren iddialar için: platform içi şikâyet, içeriğin kaldırılması talebi, gerçekleri ortaya koyan uygun bir cevap (eleştiriye cevap), gerekirse ceza şikâyeti ve tazminat davası yolları açıktır. Yorum yapanı tespit etmek için savcılık aracılığıyla platform üzerinden IP sorgusu yapılabilir.

Medya ve İletişim Hukuku Konusunda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Dijital ortamdaki ihlaller hızlı tepki gerektirir — durumunuzu paylaşın, hemen değerlendirelim.