📑 İçindekiler
- Yoksulluk Nafakası Nedir?
- Süresiz Nafaka Gerçekten Ömür Boyu Nafaka mı Demekti?
- Anayasa Mahkemesi 2026 Yılında Ne Karar Verdi?
- İptal Kararı Hemen Yürürlüğe Girdi mi?
- Mevcut Nafakalar Otomatik Olarak Sona Erecek mi?
- Anayasa Mahkemesi 2012 Yılında Ne Karar Vermişti?
- 2025 Yılındaki Başvuruda Ne Olmuştu?
- Bundan Sonra Nafaka Kaç Yıl Sürecek?
- Yeni Nafaka Sisteminde Hangi Modeller Gündeme Gelebilir?
- Yoksulluk Nafakası Tamamen Kaldırıldı mı?
- Çalışmaya Başlamak Nafakayı Otomatik Olarak Kaldırır mı?
- Nafaka Alan Kişi Yeniden Evlenirse Ne Olur?
- Nafaka Yükümlüsü Yeniden Evlenirse Nafaka Sona Erer mi?
- Yeni Boşanma Davaları Karardan Nasıl Etkilenecek?
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sonuç ve Değerlendirme
- Kaynaklar
Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan "süresiz olarak" ibaresinin iptaline karar vermesi, yoksulluk nafakasına ilişkin uzun süredir devam eden hukuki tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Kararın ardından "süresiz nafaka tamamen kaldırıldı", "mevcut nafakalar sona erecek" veya "bundan sonra nafaka belirli bir süre ödenecek" şeklinde farklı yorumlar yapıldı. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararı, yoksulluk nafakası kurumunu tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Yoksulluk nafakası, boşanmanın mali sonuçlarından biridir. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak şartıyla, diğer eşin mali gücü oranında yoksulluk nafakası talep edebilir.
Nafaka yükümlüsünün boşanmada kusurlu olması ise yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için zorunlu değildir.
Bu düzenlemenin temel amacı, boşanma sonucunda ekonomik açıdan güç duruma düşecek eşin belirli ölçüde korunmasıdır.
Süresiz Nafaka Gerçekten Ömür Boyu Nafaka mı Demekti?
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde "süresiz olarak nafaka isteyebilir" ifadesi yer almaktaydı.
Ancak bu hüküm, her boşanma davasında otomatik olarak ömür boyu nafaka bağlandığı anlamına gelmemektedir.
Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için öncelikle nafaka talebinin bulunması gerekir. Mahkeme; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, boşanma sonucunda yoksulluğa düşülüp düşülmeyeceğini, tarafların kusur durumlarını ve nafaka yükümlüsünün mali gücünü değerlendirir.
Ayrıca bağlanan yoksulluk nafakasının hiçbir koşulda sona ermeyeceği de söylenemez.
Yoksulluk Nafakası Hangi Durumlarda Sona Erebilir?
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesine göre irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer.
Bunun yanında nafaka alan kişinin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya kanunda öngörülen diğer koşulların gerçekleşmesi durumunda mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılması gündeme gelebilir.
Tarafların mali durumlarında değişiklik meydana gelmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde nafakanın artırılması ya da azaltılması da mümkündür.
Anayasa Mahkemesi 2026 Yılında Ne Karar Verdi?
Antalya 12. Aile Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin birinci fıkrasında bulunan "süresiz olarak" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.
Başvuru, Anayasa Mahkemesi tarafından E.2025/156 esas numarasıyla incelendi.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 4 Haziran 2026 tarihinde yaptığı değerlendirme sonucunda söz konusu "süresiz olarak" ibaresinin iptaline oy çokluğuyla karar verdi.
Ancak karar, yoksulluk nafakası kurumunun tamamen kaldırılması anlamına gelmemektedir. İptal edilen bölüm, nafakanın kanunda herhangi bir süre sınırı belirtilmeden "süresiz olarak" talep edilmesine ilişkin ibaredir.
İptal Kararı Hemen Yürürlüğe Girdi mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün yürürlüğe girişini dokuz ay ertelemiştir.
Anayasa'nın 153. maddesi kapsamında ertelenmiş iptal kararlarında yürürlüğe giriş tarihi bakımından kararın Resmî Gazete'de yayımlanması önem taşımaktadır.
Bu nedenle 4 Haziran 2026 tarihinde süresiz nafaka uygulamasının tamamen sona erdiğini söylemek hukuken doğru değildir.
Kararın Resmî Gazete'de yayımlanması, öngörülen geçiş süresi ve bu süre içerisinde yapılabilecek yeni yasal düzenlemeler birlikte değerlendirilmelidir.
Mevcut Nafakalar Otomatik Olarak Sona Erecek mi?
Hayır. Hâlihazırda mahkeme kararıyla ödenmekte olan yoksulluk nafakalarının yalnızca Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini söylemek mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi ile ileride çıkarılabilecek yeni düzenlemede yer alabilecek geçiş hükümleri bu konuda önem taşımaktadır.
Yeni düzenlemenin mevcut nafaka kararlarına uygulanıp uygulanmayacağı, yalnızca yeni açılacak davalar bakımından mı geçerli olacağı veya mevcut nafakaların yeniden değerlendirilmesine ilişkin bir sistem öngörüp öngörmeyeceği çıkarılacak düzenlemenin içeriğine göre netleşecektir.
Anayasa Mahkemesi 2012 Yılında Ne Karar Vermişti?
Süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesinin önüne ilk kez 2026 yılında gelmemiştir.
Anayasa Mahkemesi, 17 Mayıs 2012 tarihli kararında Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde bulunan "süresiz olarak" ibaresine yönelik iptal talebini incelemiş ve talebi reddetmişti.
Mahkeme o tarihte yoksulluk nafakasının, boşanma nedeniyle ekonomik açıdan güç duruma düşen eşin korunmasına hizmet ettiğini değerlendirerek düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bulmamıştı.
Bu nedenle 2026 yılında verilen iptal kararı ayrıca önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, yaklaşık on dört yıl sonra aynı ifadeye ilişkin farklı bir hukuki sonuca ulaşmıştır.
2025 Yılındaki Başvuruda Ne Olmuştu?
Kamuoyunda karıştırılabilecek bir diğer karar ise 2025 yılında verilen Anayasa Mahkemesi kararıdır.
Antalya 12. Aile Mahkemesinin daha önce yaptığı bir başvuruda da "süresiz olarak" ibaresinin iptali talep edilmişti.
Anayasa Mahkemesi, 27 Mart 2025 tarihli E.2025/91, K.2025/82 sayılı kararında düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olup olmadığı konusunda esas incelemesi yapmadı.
Başvuruya konu davada uygulanacak hüküm bakımından yapılan değerlendirme sonucunda, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki ifadeye ilişkin başvuru Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedildi.
Daha sonra yapılan yeni başvuru ise esas yönünden incelendi ve 4 Haziran 2026 tarihinde iptal kararı verildi.
Bundan Sonra Nafaka Kaç Yıl Sürecek?
Bugün itibarıyla yoksulluk nafakasının bundan sonra kesin olarak üç yıl, beş yıl veya evlilik süresi kadar ödeneceğine ilişkin yürürlüğe girmiş genel bir kural bulunmamaktadır.
Geçmiş dönemlerde Türkiye Büyük Millet Meclisine yoksulluk nafakasının süresine ilişkin çeşitli kanun teklifleri sunulmuştur.
Bazı tekliflerde nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması gündeme getirilirken, bazı çalışmalarda sürenin evliliğin uzunluğu ile tarafların kişisel ve ekonomik koşulları dikkate alınarak belirlenmesi önerilmiştir.
Ancak kanun teklifleri, kabul edilip yürürlüğe girmedikleri sürece mevcut hukuk kuralı olarak değerlendirilemez.
Yoksulluk nafakasının gelecekte hangi süre ve koşullarda uygulanacağı, yapılacak yeni yasal düzenlemenin kesinleşmesiyle açıklığa kavuşacaktır.
Yeni Nafaka Sisteminde Hangi Modeller Gündeme Gelebilir?
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından yoksulluk nafakasının gelecekte nasıl düzenlenebileceğine ilişkin farklı hukuki modeller tartışılmaktadır. Bunların mevcut hukuk kuralı olmadığı ve yapılacak düzenlemeye göre şekilleneceği dikkate alınmalıdır.
Süreli Nafaka Modeli
Yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılması tartışılan modellerden biridir. Ancak bu sürenin bütün boşanmalarda aynı şekilde uygulanıp uygulanmayacağı henüz kesinleşmiş değildir.
Kademeli Nafaka Modeli
Evliliğin süresine ve tarafların ekonomik koşullarına göre farklı nafaka sürelerinin belirlenmesi de gündeme getirilen modeller arasındadır.
Kısa süre devam eden bir evlilik ile uzun yıllar süren ve eşlerden birinin çalışma hayatından uzak kaldığı bir evliliğin farklı kriterlerle değerlendirilmesi bu yaklaşımın temelini oluşturmaktadır.
Somut Olayın Özelliklerine Göre Süre Belirlenmesi
Bir diğer yaklaşım, nafaka süresinin hâkim tarafından somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenmesidir.
Bu değerlendirmede evlilik süresi, tarafların yaşı, sağlık durumu, eğitim düzeyi, mesleki yeterliliği, çalışma imkânları, çocukların bakım yükü ve ekonomik koşullar gibi unsurların dikkate alınması gündeme gelebilir.
Sosyal Destek Mekanizmaları
Uzun süre ekonomik desteğe ihtiyaç duyan kişilerin korunması açısından belirli koşullarda sosyal destek mekanizmalarının devreye alınması da tartışılan seçenekler arasındadır.
Ancak bu modellerden hangisinin benimseneceği yeni bir yasal düzenleme yapılmadan kesin olarak söylenemez.
Yoksulluk Nafakası Tamamen Kaldırıldı mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesinin kararı, yoksulluk nafakası kurumunun tamamının iptal edilmesi anlamına gelmemektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin diğer taraftan nafaka talep edebilmesine ilişkin temel düzenleme bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, bu nafakanın kanunda herhangi bir süre sınırı belirtilmeden "süresiz olarak" talep edilmesine ilişkin ifadeye yöneliktir.
Yapılacak yeni yasal düzenlemenin içeriği, yoksulluk nafakasının gelecekteki uygulaması bakımından belirleyici olacaktır.
Çalışmaya Başlamak Nafakayı Otomatik Olarak Kaldırır mı?
Her durumda hayır. Nafaka alan tarafın çalışmaya başlaması tek başına yoksulluk nafakasının otomatik olarak sona ermesi sonucunu doğurmayabilir.
Değerlendirmede kişinin elde ettiği gelir nedeniyle yoksulluk durumunun ortadan kalkıp kalkmadığı ve somut olayın diğer koşulları dikkate alınır.
Koşulların değişmesi hâlinde nafakanın kaldırılması veya azaltılması mahkemeden talep edilebilir.
Mevcut bir mahkeme kararı bulunuyorsa nafaka yükümlüsünün tek taraflı şekilde ödeme yapmayı bırakması hukuken riskli sonuçlara neden olabilir.
Nafaka Alan Kişi Yeniden Evlenirse Ne Olur?
İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde kanun gereği kendiliğinden sona erer.
Nafaka alan kişinin resmî olarak evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması durumunda ise nafakanın kaldırılması mahkeme kararıyla gerçekleşir.
Bu iki durumun hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
Nafaka Yükümlüsü Yeniden Evlenirse Nafaka Sona Erer mi?
Hayır. Nafaka yükümlüsünün yeniden evlenmesi, önceki eşe ödenen yoksulluk nafakasını kendiliğinden sona erdirmez.
Ancak tarafların mali durumlarında önemli bir değişiklik meydana gelmesi hâlinde nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Yeni Boşanma Davaları Karardan Nasıl Etkilenecek?
Bu sorunun cevabı, Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe giriş tarihi ve yapılabilecek yeni yasal düzenlemelerle doğrudan bağlantılıdır.
Geçiş döneminde boşanma davasının açıldığı tarih, nafaka hakkında karar verildiği tarih, Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girdiği tarih, yeni kanunun yürürlük tarihi ve varsa geçiş hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle özellikle geçiş döneminde devam eden boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında yürürlükteki mevzuatın ve ilgili yargı kararlarının güncel hâlinin dikkate alınması önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Süresiz nafaka tamamen kaldırıldı mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesi yoksulluk nafakası kurumunu değil, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde bulunan "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararından sonra nafaka ödemesi kendiliğinden sona erer mi?
Hayır. Mevcut bir mahkeme kararı bulunuyorsa yalnızca Anayasa Mahkemesinin iptal kararına dayanılarak nafaka ödemesinin sona erdiği kabul edilemez.
Nafaka artık en fazla beş yıl mı ödenecek?
Hayır. Beş yıllık süreye ilişkin geçmişte çeşitli kanun teklifleri gündeme gelmiş olsa da yürürlükte bulunan genel bir beş yıllık üst sınır bulunmamaktadır.
Evlilik süresi kadar nafaka mı ödenecek?
Şu an için böyle bir genel hukuk kuralı bulunmamaktadır. Evlilik süresinin gelecekte yapılacak düzenlemede dikkate alınıp alınmayacağı yeni kanuni düzenlemenin içeriğine göre belirlenecektir.
Mevcut nafaka kararları Anayasa Mahkemesi kararıyla sona erer mi?
Mevcut nafaka kararları yalnızca iptal kararı nedeniyle otomatik olarak sona ermez. Yeni düzenlemelerin mevcut nafaka kararlarına etkisi, yürürlük ve geçiş hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Yoksulluk nafakasını yalnızca kadınlar mı talep edebilir?
Hayır. Türk Medeni Kanunu yoksulluk nafakasını kadın veya erkek ayrımı yapmaksızın düzenlemektedir. Kanundaki koşulları sağlayan taraf yoksulluk nafakası talep edebilir.
Nafaka alan taraf çalışıyorsa nafaka kaldırılabilir mi?
Çalışmaya başlamak tek başına her durumda nafakanın kaldırılması için yeterli olmayabilir. Kişinin yoksulluk durumunun sona erip ermediği ve tarafların ekonomik koşulları somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli kararı, yoksulluk nafakası sisteminin geleceği bakımından önemli bir değişiklik sürecini başlatmıştır.
Ancak karar, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırıldığı, mevcut nafakaların kendiliğinden sona erdiği veya bütün nafakaların belirli bir süreyle sınırlandırıldığı anlamına gelmemektedir.
Mevcut nafaka kararlarının durumu, devam eden boşanma davalarındaki talepler ve yapılabilecek yeni düzenlemelerin etkileri değerlendirilirken somut olayın özellikleri, yürürlük tarihleri, geçiş hükümleri, güncel mevzuat ve ilgili yargı kararlarının birlikte dikkate alınması gerekir.
Yeni yasal düzenlemelerin kabul edilmesi hâlinde yoksulluk nafakasının süresi ve uygulanma koşullarına ilişkin esaslar ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 175 ve madde 176
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, madde 153
- Anayasa Mahkemesi, E.2011/136, K.2012/72, 17.05.2012
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/91, K.2025/82, 27.03.2025
- Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, E.2025/156 sayılı başvuru, 04.06.2026
- Türkiye Büyük Millet Meclisi, yoksulluk nafakasına ilişkin ilgili kanun teklifleri
Av. Sevda Şahin İhsanoğlu
Av. Sevda Şahin İhsanoğlu, 2001 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu'na 28533 sicil numarası ile kayıtlı olup, 2006 yılında Şahin Hukuk Bürosu'nu kurmuştur. Ticaret Hukuku alan...
İlgili Makaleler
Aile Hukuku kategorisinden diğer yazılar